
Bir dilden başka bir dile çeviri yapma (traduire) işi kelimenin tanıdık anlamıyla bir iş değil sadece. Çünkü söz konusu olan sadece önümüzdeki metni çalışmaktan ziyade, metnin de her seferinde bizi şaşırtması, zorlaması, araştırmaya itmesi ve gülümsetmesi anlamında bizi çalıştırması. Gülümsetmesi, bu çok önemli. Önce gerçek olarak algıladığımız bir metinde bazı kelime, ifade ve söyleme şekillerinin tekrarları sayesinde bir ritim keşfedişimiz, buna giderek ısınıp yazarın kendisine özgü tarzına aşina oluşumuz ve bir egzersiz misali çeviri disiplini oluşturmamız, bizi her seferinde gülümsetir. Öyle ki yazar ve çevirmenin buluşmalarındaki bu kararlılığın oluşturduğu rezonans sayesinde bir süre sonra kelimesi kelimesine sadık olunan bir çeviri stilinden esneyip, kendi öznel duyuşumuzu biçimlendiren notaların sağladığı söyleme biçimlerini ve estetiğini de işin içine kattığımız bir yerden çeviririz. Sadakatin bir başka yorumu diyelim, işiterek çevirmek.
Çeviri ihanet olabilir ama “Çevİşitmek” -Tradouïr- yazara ve ortaya çıkardığı metine sadık olmanın yeni bir biçimine dönüşür. Dolayısıyla da kaçanın, hatanın ya da yanılgının anlamı da farklılaşır. Sadece diller arası bir yer değiştirmeye sebep olmadığımız ama metinle birlikte esnemeye ve beklenmedik olana açık olduğumuz ölçüde bu süreçteki geçişleri analist ve analizan arasındaki bir karşılaşma için de söyleyebiliriz ya da insan yavrusu ve Öteki arasındaki bir karşılaşmanın yapılanış zamanları için de.
Bununla birlikte, tüm bu çalışmanın ortaya çıkardığı anlatının oluşmasının ötesinde sözcüklerin bağlanışının kendiliğinden ürettiği bir başka sürpriz bizi eşikte bekler: yazarın da yazarken farkında olmadığı ve ancak başka bir duyuşun yakalayabileceği öznel bir müziğin kalp atışları.
Yaptığımız çeviri çalışmalarında bu özgün niteliği ortaya çıkarabilmek dileğiyle.
Proje sorumluları: Özge Soysal (çevirmen ve çeviri editörü), Sevinç Beyza Toktay (çevirmen).
Yayına hazırlanan çeviri: Jean Marie Forget "La transmission maternelle, à quelles conditions?" (érès, 2018), Livera yayınevi (yay. haz. Hüseyin Deniz Özcan)
Çeviri ihanet olabilir ama “Çevİşitmek” -Tradouïr- yazara ve ortaya çıkardığı metine sadık olmanın yeni bir biçimine dönüşür. Dolayısıyla da kaçanın, hatanın ya da yanılgının anlamı da farklılaşır. Sadece diller arası bir yer değiştirmeye sebep olmadığımız ama metinle birlikte esnemeye ve beklenmedik olana açık olduğumuz ölçüde bu süreçteki geçişleri analist ve analizan arasındaki bir karşılaşma için de söyleyebiliriz ya da insan yavrusu ve Öteki arasındaki bir karşılaşmanın yapılanış zamanları için de.
Bununla birlikte, tüm bu çalışmanın ortaya çıkardığı anlatının oluşmasının ötesinde sözcüklerin bağlanışının kendiliğinden ürettiği bir başka sürpriz bizi eşikte bekler: yazarın da yazarken farkında olmadığı ve ancak başka bir duyuşun yakalayabileceği öznel bir müziğin kalp atışları.
Yaptığımız çeviri çalışmalarında bu özgün niteliği ortaya çıkarabilmek dileğiyle.
Proje sorumluları: Özge Soysal (çevirmen ve çeviri editörü), Sevinç Beyza Toktay (çevirmen).
Yayına hazırlanan çeviri: Jean Marie Forget "La transmission maternelle, à quelles conditions?" (érès, 2018), Livera yayınevi (yay. haz. Hüseyin Deniz Özcan)